Bir Aşka Giriş Bir Başka Giriş Efenim Girişer Yan Taraftan Değil

Ve alevler gittikçe büyüdü olduğu ahşap masayı dört bir yandan kıvılcımlar saçarak yakmaya başladı

betül aydın·18 Ağustos 2026·4 dk okuma

İkimiz yanyana yürürken her şey bizimle birlikte ilerliyordu sanki

Çünkü en yürüyemezi sakatı bile yürüyüşümüzün güzelliğinden nasibini almak isteğindeydi

El ele tutuşmuştuk imza atmaya gidiyorduk

Bütün sokaklar kimsesiz kalmıştı

Biz yeni yetim kalmıştık

İçmeden sarhoştuk yaşadık ve buyurduk

Söz söyledik çok yavan geldi kimisine

Kimisine yalnız sözlerin büyüsü yetti

Bu ne biçim kabiliyetti

Dönme dolaplar dönmez oluyordu

Herkes döner ben dönmezem yolumdan

Çünkü yolumda ve kolumda sen varsın

Sen ne kadar çok varsan o kadar falsın

Seni çözmeye yetemiyorum bari anlar gibi olayım

Zaten seni hiç çözmek istemedim, bağlamak istedim seni

Yatağa, kendime, ağaçlara, dağlara dâhi tepelere

Seni böyle yavan ekmeksiz yemelere

Duramam durduramaz beni hiçbir güç

Seni böyle yanımdayken görmek kimilerine göre gülünç

Bense böyle yamyam gibi olmalıyım rövanşta darbe anında beni de sürüklemeli muhakkak

Hatta bir çalı süpürgesi ile “süpürün beni” vecibesine karşılık çığlık atar gibi söyleyiversemmm Immmhıh Limbo da gerçek var bunu unutma

Sen bana iki kere “ben afedersin Allah’ı unutuyordum haşa huzurda”.

demiştin bana ya eminim ki daha çok tekrarları olacak bu durumun

Aşkım evet, evet aşkım çok güzel, aşkım gel

Dediğimde tanrıların âb-ı hayat çeşmesinde olan zevk sularının tadına bakmış oluruz sadece bir gruba yönelik

Bu suyu içen “sonsuz hayat” sürebilmek şurada kalsın

Yaşadığı ömrün sadece bir ziyan olduğuna trüf mantarlı pizzaya hayır demenden belliydi

Biz seninle kelle paça içmeye gittik yolculuk çok uzunca idi, epey bir yürüdükten sonra

Vardık sakat atların içerde dört nala koşmak istemesi seziliyordu içerisinden bu sakatat restoranında iki porsiyon ciğer şiş yedik ya

Unutma bunları unutma sende Sal güzelim artık içindeki sevgiyi

Acıma beni severken düşmanını/hasmını seviyor gibi şiddetli sev

. -kiyatta bir yanlışlık olmasın o da eksik olsun yani ne var bunda

Mesela söz gelimi ben kendimi bu kadar kapatsaydım sana

Dünü bugünü yarınını unuttururdum sana ben sihirbaz biriyim

Seni nasıl sevdim bilmiyorum ama bildiğim tek şey de yaramazlık değil

,yatakta

Çünkü bu atakta kasılınca sesler de gelmeye başlar bir yandan

Bunları da sakın unutma bana bana gel, gel bana gel..

Seni Itri gibi sevdim, hem sen değil misin Niyazi Mısri sokağında oturan

Az kalkta yerinden buyuran seni ilkin yoğuram sonra yumulam

Kullukta ve küllükte iki basit bir zorluk vardır;

komşu komşunun külüne muhtaç iken israf ettiğimiz sigara külleri,

Gün gelecek bize hesap soracaktır.

“beni niye ziyan ettin”?

“beni değersizleştirip çöpe attın ya”

‘ben daha ne durayım’

‘savrulup gidiverdim rüzgârla hafif esintilere bile beni kurban edişin ya’

‘Hiç aklından çıkmayacağını düşünüyorsan yanılıyorsun’

‘hem sen bir kere, kulluk görevini/vazifeni yerine getiremeyecek kadar acizsin’

‘sen muhtaç oluşun ne manaya geldiğini de bilmezsin ya’

‘sana daha başka sözüm yoktur’

Küllükte kalan iki izmarit birden bire yanmaya başladı kendiliğinden

Ve alevler gittikçe büyüdü olduğu ahşap masayı dört bir yandan kıvılcımlar saçarak yakmaya başladı

Evimde yangın çıktı, canımı zor kurtardım

Evet “HAKK sillesinin selası yoktur, bir vurdu mu devası yoktur”.

Geri gelecek olursak inan ki seni nasıl sevdiğim konusunda birkaç fikrim var

Ben etrafımda isterim belayı, bela benim için bir mesai

Çekmem gerek çekilmesi gerek eteklerimden daha yukarıya çıkınca fışkırır her şeyim

Ve tanrıların zevk suyu içilir ardından

Törensel bir havası vardır bu olanın

Sevişmeye kutsallık katan bir olmayı tamamen kendinden geçmeyi eğilmeyi ve kalkmayı

Üstünden -üstünden kalkmayalı beri hayli zaman oldu gözlerim ıslandı ben ıslandım altımı ıslattım-

Sana daima hazırdım ve evet sen kazandın beni aldığın yere itina ile bıraktın

Aşkın geçti üstümden duraktan eve giderken asfalta yapıştım

Bu yapışma çok zevkliydi sanki sana yapıştım da

Yokluğunda bile aşkının üstümden gecmesinin verdiği HEDONİ ile sallana sallana eve gittim

De ne oldu, ev bomboştu sesim evin her odasında yankılanıyordu

Çünkü “aşk ya çırpınmalı olmalı ya da olmamalı”.

İki kez indim üstünden, çıktığımı çaktırma çıktıklarım dudak çatlatır

Katlatır benim pürüzsüz düz kaymak gibi olan vücudumu

Sana escolastik bir şekille sokulur

Sokulduğum yerlerime avuç avuç değilde ağız dolusu

Hokus Pokus hadi inmedin mi sen daha

İn ki tanrıların zevk suyundan kana kana içeyim

Hepsini yutayım hepsi fışkırsın ağzıma,

Ha sende boğazlara iyi gelen bir şey varmış

Saklama şok soluğumu kes başlayalım blow job’a

“Ne çapası bilader, sen bizi bahçede gördün, bahçıvan mı sandın”?

Aşkta merdivenler baştan tırmanılır.

Gizli patikalar sadece yorar.

Dürüst bir giriş her şeyi çözer.

Ama bizde piçlik var, o durur mu hemen bir duruş sergiler

Gözünü kırpıp açar ve her şey olacağına varır

Ne demişti şair;

“AŞKIMDA DEĞİŞEBİLİR, GERÇEKLERİM DE”

Yorumlar (1)

Oturum kontrol ediliyor…
Kadir Atıcı(İmtiyaz Sahibi)Topluluk LideriKatkı Sağlayan· 18 Ağustos 2026

👏