Bireysellik Yolunda Bencilleşen İnsanlar
O cümleden sonra düşündüğüm şey aslında söylediği cümle değildi. Yıllardır kurduğumuz bağın benim gözümdeki karşılığı ile onun gözündeki karşılığının aynı olmadığını fark etmekti.

Toz
Üzerime kaç katlı apartmanlar kuruldu bilmiyorum. Kaç katlı hayatlar, kaç katlı yalnızlıklar, kaç katlı şahi topu yığıldı hesaplamadım. Ancak şimdi ikinci katta oturuyorum.

Prekerya* Günlükleri-II
*Ekonomist Guy Standing’in, İngilizce "güvencesiz" (precarious) ve "proletarya" (işçi sınıfı) kelimelerini birleştirerek literatüre kazandırdığı sosyoekonomik bir kavramdır. Geleneksel mavi yakalı/işçi sınıfından farklı olarak en az yüksekokul seviyesinde, hatta çoğu zaman lisans ve üzeri okul veya bölümlerden mezun bir kesimdir. Eğitim seviyelerinin altında işlerde çalışmaları “statü tutarsızlığı” adı verilen sosyolojik duruma neden olur. Beyin göçü, beşerî sermaye israfı (alınan eğitimin boşa gitmesi sonucu ülke ekonomisine katkı sağlanamaması), meritokrasi (yetenek yönetimi) krizi (sistemin liyakate dayalı ödüllendirmeyi bırakması) gibi sonuçlara yol açar. (Yardımcı kaynaklar: Google AI ve yönlendirdiği makaleler)

/HARD MODE: ON
Zor olan, her şey yolundayken şiir yazabilmek

''Kirazın Tadı'' : Yaşam Mucizesi
Varoluş. Yük. Taşınması zor bir yük. Her gün ışığı günlük sorumluluklar yükünün tekrarını getiriyor, çeşit çeşit üzüntüleriyle.

Yarı Otomatik Portakal
Nihat Abi, bizim apartmanın en tuhaf adamıydı. Bunun sebebi siyaseti değildi, futbol değildi.

Bir Alçağın Günlüğü
Gececi güneş çıplak bedenimin mırıltısı ile dans ediyor

Saksıda Bir Fesleğenim
İçimden geçen duyguları yazabileceğim için heyecanlı olmanın hafif tebessümü ile selamlaşalım sevgili okur.

Prekerya* Günlükleri - I
Uzun süredir yazmadığım için sabahtan beri ekranla bakışıyoruz, niye yazmadın, derseniz hemen her sosyal bilimci gibi alanımdan tamamen bağımsız işlere başvurup durdum; bunlar ya çok yorucu ya da benim başaramadığım işlerdi.

Külhani
Masanın kenarındaki o kurumuş çay lekesine bakıyorum.

Perdeler Tutuşsun Pahasına
Telkari çırağının masasına dövülmekten bitap düşmüş; ne olduğu anlaşılamamış, anlaşıldıktan sonra da iş işten geçmiş bir zerya deryasına benzetiyorum kendimi.

Abis
Hayatın bazı yerlerinde çok derin çukurlar var. Ve ben hep aynı çukura düşüyorum.

Tavandaki Zarif Kurşunlar
Tuttum zamanı, evrildim kendi acılarımla






