-

Davut Sandıkçı – Tavandaki Zarif Kurşunlar
Tuttum zamanı, evrildim kendi acılarımla Tüm lanetleri üzerine çeken paratoner gibi bekledim tek ayakta Ve seni sevdim, bunca derdin arasında. Sevgilim. Ben bu aşkı senin için tasarladım. Yenilgileri, ayrılıkları, küskün halleri, her şeyi… Her şeyi düşündüm, her şeyin içinde yok sayılacak kadar ben vardım. Gözlerine gelince kelimeler, zihnim tutulurdu, kalbimdi, o an anlayamadığım. Yenilgim burada… Devamını oku
-

Toprak Şems Tezcan – Antoine d’Agata | Fotoğrafın Antonin Artaud’su
Fotoğraf, bir şeyi değiştirmek için değil, kendimi değiştirmek için çektiğim bir savaştır. – Antoine d’Agata Görsel imge sınırlarını ve insanlığın en tekinsiz noktalarını görmekten kaçınmayan Fransız fotoğrafçı Antoine d’Agata, 1961 yılında Marsilya’da dünyaya geldi. İlk gençliğinde uyuşturucu bağımlılığı gibi kayıp dönemler geçirdikten sonra otuzlu yaşlarında New York’ta Nan Goldin ve Larry Clark gibi çok kıymetli… Devamını oku
-

Kaypak – Meşru müdafaa(liyet)
Resmiyete sığınmış ikame memurun üniformasında aleyhen şiddet var(hemde kara mermerin komedyasında)Canevine yakıtlar taşımaktan elleri nasır tutmuş mavi çekiçli çocuklar -Makasla süt dişi çıkarmaktalarDaha doğmadan barutu tattı el üstünde pencere tutan sabah(batıdan doğan güneş, hemde ne güneş küskün bir süreç… … Devamını oku
-

Altar Parssoy – İyi Zamanlar ya da Değil
Gençliğimin geride kaldığını hissediyordum. Abidinpaşa’nın tepelerinde yer alan mütevazı tapınakta keşişliğimin on beşinci yılını doldurmuştum. Ve çok şey geçmişti başımdan. Çok yorgundum. Can sıkıntısı, gecenin içinden çıkmış, çevredeki esnafı ziyaret etmiş ve bana ziyarete gelmişti. Esnaflar ve zanaatkarlar ve memurlar şanslıdır. Onlar gecenin tüm sıkıntısını uyuyarak atabilirler. Ben geceleri uyuyamam. Günün ilk ışıklarına dek verdiğim… Devamını oku
-

Feyza Menteş – Kaurismäki sinemasındasın ve yıl 1980 değil, sokaklar da Helsinki.
Bütün kadraj, o karanlık ve de aydınlık, incelikle yerleştirilmiş eski bir eşya gibi. Mekanlar, duvarsaatleri, radyolar, modası çoktan geçmiş ruhlar, bedenler ve mobilyalar. Yıl 1980 değil, çünkü zamanınneresinde olduğunu kestiremezsin. Bu da yönetmenin filmlerini çekerken realiteyi çok yerindeişlediğini gösteriyor. Geçmişin çürüyüşünü ve bugünün kemikleşen yalnızlığını müthiş bir biçimlegörebilirsin sadece. Kaurismäki’nin evreninde zaman akmaz, donar. Gerçeğin… Devamını oku
