Newton

Seher Özkök·20 Ağustos 2026·1 dk okuma

Birinden haber bekleyen halimle ben

Aylak bir zamanın yeleğine iliştirilmiş iğneyim

Bakacağım ve batacağım yeri seçiyor

Elleri geçmişin

Gözyaşlarım için bir mendil çıkarıyor dünya cebinden

Ve diyorum yetmez

Ağlamayı boşlukta öğrendim çünkü ben

Ayaklarım değmezken yere, uçabilir ve dönebilirken kendime

Durdu eşya, durdu çağ, durdum ben de

Bir ay itaati geldi üstüme

Bir hâl henüz yıkanmış çamaşır kokusu gibi

Bir hâl ve yüzümde onun nemi

Niye ağlıyordum?

Salıncaktan düşen zamandı halbuki

Hiçbir zaman büyümediğimi

Söyledim sonra

taşa, toprağa, ağaca

Sırrımı bir ben biliyordum bir de şu bir avuç doğa

Karıncanın azmi, yaprağın güz bıkmışlığı

Ağacın göğe bakan inadıydım suyun kendini yıkayışı

Aynı anda her şey ve hiçbir şey

Aynı anda gerçek ve rüya

Aynanda ben vardım aslında

Sen benden kendini çekmiş dünya

Sen akla tapan o eski budala

İplerine tutunacağım tanrının

Ve ucunu bulacağım sanrının

Bu aşkın karadeliği olsa da

Bakalım o zaman sen ne yapacaksın?

Döne döne

Newton'un tek yönlü uzayında

Yorumlar (2)

Oturum kontrol ediliyor…
Ellie· 20 Ağustos 2026

harikaydı 🙏

Kadir Atıcı(İmtiyaz Sahibi)Topluluk LideriKatkı Sağlayan· 20 Ağustos 2026

Kalemine sağlık 🤙