biliyorum bazı geceler bileklerini kesiyor
biliyorum aldatıyorsun iğneyi iplikten
satıyorum gençliğimi yolda, ucuza gidiyor
seksenler ve doksanlarda doğmuşların ortak hikâyesidir
bunu ikibinliler anlamayacak
iki kıvılcım yetiyor közü zirvelemeye
iklimler değişiyor senin rüzgârın kekeme
akıl almaz empatiler bekliyorsun
bu sana iyi geliyor
kurmay kurmaca bir akışta küreklenirken
artıyor kasvet boğuluyor sinirlerim
yalnızlığımı pencereye asıp bulutlarını bekliyorum
nasıl gözümde kamaştın, bir türlü bulamıyorum
aşk kapını kırıyorum
gönlüme bir ilkyardım
başkalarının kaprisi umrum dışı, antladım.
beygire kevgir uzatsan, sana bu ne dingil der
bu nasıl müsamere çırılçıplak bilader
bolluk bereket düşkünü ve ayılmak bilmez bir hırsın makyajısın, o kadar.
gömüden çıkan istihkak anca karanlığımıza yeter
asrın ısrarla bozacağı tiryaki hastalığın,
kuyuya inilmez ipinden ponçik bağlamalar bekler
boyumu aldım ama enimi tutturamadım bilader
senfoni plaktan çalıyor dolmuşta etekler
rabbim ihsan ederse ideal olur kabrim
içime kaçan harfler dizilir üçer üçer
çok bileni çok sikerler, bundan eminim
aklı varoşluğunda takılı kalmış varoluşun cevheri
gerekli toplum mühendisliğiyle ardışık akrobasiye dahildir
kasları yorgun kafası iyi
kurban katiline tam oturdu
başlangıç için kan banyosu
ara sıcaklarda lirika
şeytanla ittifak afroditle fahişe
bıraktığın yerden geri başla bu işe
ne desen ahraz ne yapsan klişe
yüksek alkollü bira kutu ve şişe
hiç doldurulmamış güncenin eksi kalan bakiyesi
tecavüzcü sistemin filtreli hikâyesi
sıkıntıya gürül gürül boşalma hadisesi
kendimden kaçmanın nedensiz endişesi
Eylül "26 / Tekirdağ