Uzun zaman oldu konuşmayalı kendimle
Ne zamandır küskünüm aynalara, bilmiyorum
Kızgın demirlerin, soğuk uçlarına hapsettim
Bana kendimi gösteren her yansımayı
Günün bir sabah saatinde belki pişman olurum dedim
Ellerim zihnimdeki cehennemde yanacak olsa da
Belki tutar kaldırırım demirleri diye telkin edip durdum
İnsan kaçar mı kendi yansımasından
Kaçabilseydi meyhaneler mi kurulurdu
Gecenin pişmanlığı kör kahvelerde mi ayılırdı
Şişeler gezegeninde bir zaman içinde
Döndüm durdum, zamanı öldürmek için
Korkuyordum değil mi, demirlerin sıcağından
Bu gece de acı bir kahvede düşleyeceğim yine
Hangi demirden başlayacağımı
Yanıyorum işte, küller içinde kalacağım ya!
Bu gezegenin meyhaneleri de pek sıcak
Şişeleri desen bir o kadar soğuk
Demirler yakarken şişeler üşütüyor
Belki de kalan küllerime bir yer açıyorum
Huzur içinde yanıyorum
Yansımalarıma çektiğim perdenin arkasında
Alevlerin ışığında kül oluyorum
Tutuyorum demirleri, yanmak pahasına
Belki de yok olmak uğurunda
Ya da tamamen yansımama kaybetmek üzere...
Son şişeyi de içeyim, vedalaşırız sevgili yansımam
Biliyorum aslında sen yanılsamamdın
Az bir süre tanışsak da sevmiştim seni