Bir susarsam,
kapanır tüm garlar,
tüm tren düdükleri de susar.
Korkmadınız mı?
Korktunuz ya.
Rüşvet gibi
Kara kuru bir kadın verdiniz bana.
Biraz da bira.
Üç kuruşluk şarkı sıkıştırdınız kabanımın cebine.
Yoksulluk, sen yok musun sen,
tüm hayatımı ele geçirmiş bir mağlubiyet biçimisin.
Peki.
Çocukları yükleyeceğim vagonlara yine de,
pembeye sokup çıkardığım heceleri de.
Ara sıra söylenen şu bozuk şiiri de alıvereyim koltuk altıma desem,
kızacaksınız gene bana.
Pek bilinmez oysa
Neyse.
Kısa çöpü ben çektim varsayarım.
Galileo gibi açarım göğe ellerimi.
Doğru duaları saklasam da göğsümün iman tahtasına,
yalan yanlış susarım.
Dudaklarım bir Ermeni demiri gibidir
İyi bilirim susmayı, sizden iyi.
Vakur bir leylek gibi dikilirim çatıda,
Karşıyaka kanatlarımın altında
Ağlarım da
duymazsınız.
Peki.
Güleç bir palyaço kurban edeceğim size,
pespembe hem de.
Yeni çıkmış tımarhaneden.
Bir bira içeriz, sohbet ederiz sonra.
Benim ağzım kıymetlidir ama.
Bira sizden.
Bu defalık, siz kazandınız.