Öncelikle şunu belirtmek isterim; hayatım boyunca hiçbir insanı öldürmedim. Bir sinek bile öldüremem ben; bana zarar verse dahi beni sokan, kanımı emen bir sivrisineğin canını alamam. Benden aldığı kana karşılık, onun canını almak hiç de adil gelmez bana. Eğer ben de onun kanını emebilseydim kısasa kısas derdim elbet. Benimle ilgili bu insani duygu bir kenarda dursun… Bu güne kadar kaçınız arzulamıştır bilemem ama, bir cinayet işlemek isterim çocukluğumdan beri. Bir kahraman katil olmak isterim yeryüzüne inmiş; bir vahiyle dünya üzerinde cinayet işlemeye yetkilendirilmiş özel bir peygamber olmak.
Yeryüzüne kazara gelmiş; aynı tanrı tarafından yaratıldığımıza, inanmadığım ve ne yazık ki, aynı havayı solumak zorunda kaldığım, sözde insanları, geldikleri yere göndermek içindir bu isteğim. Yolda yürürken, bir ceza gibi seyretmek zorunda kaldığım; bastığım toprağı, dokunduğum yaprakları, aynı yağmurda neden ıslandığımızı bana düşündürten, düşünürken, midemi kaldıran insanları, kusursuz bir cinayetle, hak ettikleri cehennem ateşine havale etmek isterim. Bu dünyayı kendi çöplüğü sanan, istediği her şeyi yapabileceğini düşünen, göğsünde kalp yerine taşıdığı kılıcı, çıkarlarıyla çatıştığı için kınından çıkaran ve masum, içi sevgi dolu insanlara saplayıp, aynaya baktıklarında, o derin yaraları her defasında acı ile hatırlamalarına sebep olacak yaralar açan, o insanları işte; ortadan kaldırmak isterim. Sadece seks üzerine fanteziler kurmuyorum; bir insanın, canını cehenneme gönderme arzusuyla yanıp tutuşmak da bir fantezi ; o yüzden yargılamayın beni. Zaten onlara insan dememek lazım; mecbur muyuz, tanrının benzer yarattığı her bedene insan demeye. Tanrı muhteşem bir dünyayı, muhteşem varlıklarla donatma hayaliyle, görünmez elini gezdirirken boşlukta; şizofren bir psikolojiye de sahip olmamış mıdır, arada. Mümkündür; beni yaratan tanrıyla, diğerlerini yaratan tanrı aynı olamaz çünkü. Ve hala tanrıya inanıyorsam; şizofren bir tanrıdan bahsediyorumdur aslında. Bunca kötücül insan; tanrının başka kişiliğiyle yarattığı yaratıklar, ucubelerdir benim gözümde.
Hayır, yargılamıyorum Tanrı’yı. Çünkü o, fark etti içinde bulunduğu hezeyanların sonucunda yarattığı olmaz olası varlıkları. O yüzden bekliyorum o vahyi; adıma peygamber deyin ya da görev ve sorumluluklarını yerine getirirken, teraziyle uzaktan yakından alakası olmayan Azrail'e, yardıma gönderilmiş takviye bir melek. Bir meleğin veya görevli bir peygamberin, can alması cinayet midir; sanmıyorum.
İnsanları yargılamıyorum aslında; öyle bir anlam çıkartmasın kimse. İnsan hatalar yapar, bazen kötü şeyler de yapabilir. İçinde bulunduğu durumları bilmiyoruz ya da ne yaşadığını, onları bu hale getiren tecrübelerini de bilmiyoruz. Onlara baktığım zaman kötücül şeyler görmüyorum. Evet bakınca onlara; tüm kusurlarıyla tamamlanmamış insancıklar görüyorum. İnsancık; evet daha iyi bir tanımlama olamazdı. Onlar hem zavallı, acınacak varlıklar oldukları için, hem de insan olma yolunda evrimini henüz tamamlayamamış küçük insanlar oldukları için ‘cık’ ekini hak ediyorlar fazlasıyla. Ama onlar yine de insanlar; bu ayrımı çok uzaktan onlara baktığımda bile fark edebiliyorum zaten. Onlar, insan olmanın kendilerine yüklenmiş erdemleriyle, yaşamayı yine de hak ediyorlar. Hak etmeyenler kim peki; benim hayalini kurduğum, vahiyle bana verilen can alıcı melek gücüne, yaptırımlarına maruz kalacaklar kimler? Onlar aramızda. Sokağa çıktığımda, kafamı çevirdiğimde, gözlerimde sanki termal bir kamera varmışçasına radarıma takılan, uzaktan bile tespit ettiğim, orospu çocukları. Çok severim bu lafı; yerine daha iyi bir laf ikame edilemeyeceğini düşünürüm. Gerçek anlamda bile bir orospu evladının, babasının kim olduğunu bilme şansı yok, eğer dna testi yaptırmıyorsa. Varlık sebepleri olan ve anasının rahmine hangi şanssız spermin ulaştığı bilinmeyen orospu çocukları onlar. Hangi tanrının bile yarattığı belli olmayan bu ucubelerin, babasının belli olmamasından daha doğal ne olabilir. Gerçek anlamda da mecaz anlamda da olsa; orospu çocuğu olarak etiketlenmek onların hak ettiği bir şey.
Bana verilen ilahi bir güç mü desem, yetenek mi desem bilmiyorum; ama orospu çocuklarını yüz metre öteden tanıma gücü, sadece bana da verilmiş olamaz. Siz görmüyor musunuz onları baktığınızda. Sadece benim mi öldürme içgüdümü tetikliyorlar. Ucube!!! gözümün içine bakıyor, konuşuyor, güzel şeyler söylüyor ama gözleri bas bas bağırıyor:“ ben orospu çocuğuyum” diye; duymuyor musunuz. Bu çığlıkları sadece ben duyuyor olamam.
Görüyorum, duyuyorum… insanların arasına insan sıfatıyla karışmış, insan taklidi yapan, benim tanrımın yaratmadığı o ucubeleri, orospu çocuklarını ben görüyorum! . Ve çocuklumdan beri hayalini kurduğum ilahi gücü tanrıdan aldığımda; yetkilendirilmiş bir peygamber veya ölüm meleği olduğumda; hepsi bu dünyadan silinene kadar veya bana verilen yetki süresi dolana kadar, yeryüzünü onlardan arındırmaya devam edeceğim. Benim tanrım benim yanımda, şizofren tanrınız sizin yanınızda olsun.