YazıŞiir

Suskunluktan Sonra

Susmak, sessiz bir fırtınadır. Her fırtınanın sonrası ise yıkım...

Ozan Saraçlar·24 Eylül 2026·2 dk okuma

I

Bugün sana ilk kez yelken açtım

Sana gelmek, sana ulaşmak için

Havada uçan bir martı olmayı ilk kez bugün istedim

Güzel yüzünü daha çok görebilmek için

Ellerini kalbimde hissetmek istedim

Suskun kalbini senden dinlemeyi de

Kalemimi sana adamayı bile düşündüm

Kelimeleri huzuruna çıkarabilmek için

Denizdeki bir balıktın sen

Ben ise gökteki bir kuş

Birbirimizi görebilsek de

Biliyorduk ya kavuşamazdık

 

Bir parktayım sanki seninle

Binmişiz salıncağa sallanıyoruz uzaklara

Ellerini ilk kez tenimde hissediyorum

Belki bir daha hissetmemek üzere

 

Defterime açtığım son bir sayfasın sen

Kalemimde kalan bir iki damla mürekkep

Damlıyordu yavaş yavaş kâğıda

İşliyordu adını son kez...

II

Bu denizler, okyanuslar, adalar

Artık bize göre değil

Yüzünün parlaklığını ve güzelliğini yansıtamıyor

Seni yaşatamıyor...

 

Karanlık gecemde yanan son ışıksın sen

Ilık gecemde esen serin rüzgarsın

Odamın karanlık köşesinde yazdığım şiirsin

Kalbinde yaşamak istediğim hayatımın temsilcisisin

III

Artık ölmekteyim biliyorum

Ölümün acı seslerini işitiyorum

Kutup noktasının en ücra noktasında

Buzlar altında kalmaktayım...

 

Hissediyorum soğukluğu

Tenime, içime işlemeye başlıyor

Burada sensizdim,

Yalnızdım,

Çaresizdim...

Donuyordum buzlar altında ama

sen de kalbimdeydin ve

benimle donmaktaydın...

Sonsuzluğa beraber yol alıyorduk,

hayatımızın her anında olduğu gibi...

IV

Bir denizin kıyısında izledim güneşi

Bir gün seninle de oturup izlemek hayalleriyle

Omzumda yattığın günlerin umuduyla

Kapasam gözlerimi, kapılsam gecenin vurgununa

Özlem hayata açılmış bir sergi olsa

Sen ise... sen ise... tarifsiz bir güzellik

Sergilenen en güzel tablo

Gözlerimin görmek istediği tek ışık

V

Kum tanelerini sayıyorum artık

Belki sana ulaşırım umuduyla

Ama sen ulaşılmazdın sevgilim

Benim için ulaşılamazdın

Gözlerim için fazla parlaktın

Hayatım için fazla güzeldin...

 

Artık ışığım sönüyor

Seninle sönüyor

Saatlerce, dakikalarca hatta günlerce veya yıllarca

başında bekleyebilirim

sönmemesi için...

VI

Tarih bilinmeyeni gösteriyor takvimde

Okunmuyor günler, aylar, yıllar...

Aklımda tek tarih kalmış

Ben de oradaydım

Orada kalmıştım

Seninle kalmıştım...

İlişkimiz ve biz ise

özlemekle kalmıştık...

kavuşamamakla kalmıştık...

Uzaklarda kaybolunca rotam sendin

Yolumu kaybetmek istediğimde ise

Kaybolma durağım sendin...

VII

Yakıtı bitiyordu açıldığım yelkenlinin

Ve daha ufuk çizgisini bile görememiştik

Seni ne zaman görecektik?

Sana gelebilecek miydik?..

-Gelmekteydik, yaklaşıyorduk ama kavuşamıyorduk

çünkü biz mutlu sonları yaşamamıştık,

mutlu sonları bilmiyorduk...-

VIII

Her macera gibi bu yolculuğun da sonu vardı

Ama vardığı bir durak yoktu

Olamamaktaydı...

 

Gülüşünü bana mümkün kılmamıştı hayat

Acımasızca yüzüme vuruyordu dalgalar

Batmaktaydım,

Boğuluyordum...

IX

Umut vaat eden gözlerini açmalıydın

Son bir defa da olsa bana bakmanı isterdim

Konuşmadan uzun uzun bakmanı

Dakikalarca gözlerimiz konuşmalıydı

Biz susmalıydık çünkü

konuşmak bizi dibe çekmekteydi...

 

Dudakların usulca kıpırdamalı

Gülüşünü canlandırmalıydı

Gülünce kısılan tatlı ve ürkek gözlerini

son kez görebilmeyi

bir dakika fazla nefes almaya

tercih edebilirdim...

X

“Çünkü seni seviyorum, seveceğim, sevmekte kalarak öleceğim...”

 

Yorumlar (0)

Oturum kontrol ediliyor…

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz!