YİTİK ROMAN KAHRAMANI

Engin Karakuş·21 Ekim 2026·2 dk okuma

“Bugüne kadar ‘varlığımın’ ne kendime ne de bir başkasına faydasını görmedim. Bu yüzden bilinçli bir şekilde aranızda yokmuşum gibi davranmayı seçiyorum” dediğimde; yatakta doğruldu ve dudaklarında kalan kasıklarımın tuzunu yalarken bir sigara sardı. Sonra alaycı bir gülümseme ile gözlerime bakarak: “Hakan Günday da bir kitabında: ‘Yalnız kaldım. Kalabildim! Altı milyar insanın arasına doğdum ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından’ demiş ya hani. O yüzden mi on tane kitap yazmış” diye sordu...

Sustum!

İkimizin de tavanı izlediği o birkaç saniyelik sessizlikte ne kadar şanslı olduğumu düşündüm. Neyse ki bugüne kadar yazdıklarımın hiçbiri henüz taslaktan öteye geçememişti. Ben bunu başaracaktım! Kimseye çarpmadan geçebilecektim aralarından. Tüm bu düşünceler beynimin kıvrımlarında gezinirken kalkıp dolaptan kendime bir bira daha aldım. O sırada salondaki aynanın önünden geçerken birden suretime rastlamıştım. Ah! Diye geçirdim içimden Ah! Bir de kendime çarpmamayı becerebilsem keşke. Daha fazla tahammülüm kalmamışken kendime, bu da nerden çıktı şimdi. Uykusuzluktan gözaltları çökmüş, tıraşsız, kanlı yara ve çıbanlarla dolu tıpkı bir çamuru andıran solgun bir surat acı içinde yalvarır gibi bana bakıyordu. Bu bakışları çok iyi hatırlıyordum. Yine beni köşeye sıkıştırmış, ölümünün benim elimden olması için uğraşıyordu. Ama şuan hiç de sırası değildi. Gözlerimi kaçırıp, hemen uzaklaştım yanından. Biraz daha kalırsam beni alt edebilirdi. Odaya geçerken o dokuz adımlık mesafede yirmi dokuz yıllık hayatımı düşündüm.

Odanın kapısına geldiğimde kadın sigara içiyordu. Üzerinde hiçbir şey yoktu. Sırtı bana dönük, bükük… Alçalıp yükselerek sırtından aşağıya inen kemikleri sayabiliyordum. Şişenin dibini görene kadar sessizce kadının sigara içişini izledim. Gördüğüm tablo yirmi dokuz yıllık hayatımdan daha hüzünlüydü. Benim gibi içmekten başka hiçbir işe yaramayan, beş parasız, sefil bir adamı tercih ettiği için şanslıydım. Hâlâ iyi bir yazar olabileceğimi düşünüyordu ama eminim ki o da diğerleri gibi hayal kırıklığına uğrayacaktı. İleride olacaklar için özür diledim içimden ve kendimi yatağa bırakıp, tekrar tavandaki çatlağı izlemeye koyuldum. Kadın izmariti küllüğe basıp, yanıma sokuldu. O an yitik bir roman kahramanından farkım yoktu.

Yorumlar (0)

Oturum kontrol ediliyor…

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz!